5.0/5 rating (2 votes)

ÇARDAK

Cardak-Tabela

İdari yönden Çanakkale ili, Lapseki ilçesine bağlı bulunan Çardak; Çanakkale Boğazı'nın Marmara Denizi ile kesiştiği kuzey ucunda yer alan bir sahil kasabasıdır. Güney batısında Lapseki, doğusunda Biga ilçeleriyle komşu olup, Gelibolu’nun tam karşısında Çanakkale - Bursa karayolu üzerinde Çanakkale’ye 37 Km. uzaklıktadır. 1930 yılından beri belediye olan son nüfus sayımına göre 3454 nüfusu olan bir beldedir.

Çardak’ın kuruluş tarihine gözattığımızda bugünki Çardak’ın tarihi eserlerin yapım ve bitiş tarihi olan 1464-1481 tarihleri arasında kurulduğu tahmin edilmektedir.

Bugünkü Çardak’ın yerli halkı Anadolu Selçuklu Devleti zamanında Orta Asyadan gelen türkmen, yörük boylarının bugünkü Çardak’ın doğudan batıya denize paralel uzanan tepeler üzerinde kurulan Hasköy, Kalkavuz, Çamköy'de yerleştiklerini bu köylere ait mezar kalıntılarından ve burada yaşayanların yakınlarının ifadelerinden anlaşılmaktadır.

Anadoluda hüküm süren beylikler döneminde Karesi oğulları Beyliğine bağlı olan bu köyler Osmanlı Beyliğinin buralara hakim olmasıyla Çardak’ın kuruluşu şekillenmeye başlamıştır. Batıya açılma siyaseti uygulayan Osmanlılar Gazi Süleyman Paşa komutasında bugünkü Çardak’ın Alem Sultan Sokağında (Mescit kalıntılarının olduğu yere) bir mescit yapar ve otağını buraya kurar. Halk arasında rivayet edildiğine göre “Nereye Gidiyorsun? Çağırda’ğa (Çardak’a)“ denilerek bugünkü Çardak’ın ismi belirlenmiş oluyordu.

Çardak Alem Sultana (Bayrak, Alemin Sultanı) otağını kuran Gazi Süleyman Paşa geçiş hazırlıklarına başlar. Donanması olmayan Osmanlı Beyliğinin geçişi sallarla yapması gerekiyordu. Karesioğulları’nın donanmasını da ele geçirmiş olan Osmanlılar bu donanmayı güvenlik ve gizlilik içinde olması nedeniyle kullanmadıkları bir görüştür. Bugün Salbaş (Baş Sal) diye adlandırılan mevkii o zamanlar gür ormanlarla kaplı bir arazidir. Osmanlılar büyük bir gizlilik içinde burada Sal yapımına girişirler. Hazırlıklar tamamlandıktan sonra bugün kum adasının ucundan sallarını denize atarak bugünkü çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin de hedefi olan Avrupa Uygarlığına doğru yola koyulurlar (1358). Ancak bu geçişde; tarihin her sahnesinde Türk’ün savaşı şölene dönüştürme sevdası karşılarına çıkar. Sala almadıkları Kızıl Deli Sultan denilen gözü kara bir evliya sallar hareket ettikten sonra eteğine kum alarak başlar Gelibolu’ya doğru yürümeye her geçtiği yer kum olur. Bunu gören saldakiler durdurun salları bu ermiş boğazı kapatacak derler ve Kızıl Deli Sultan’ıda sallarına alarak Gelibolu Çimpe Kalesini feth ederler. Karşıya ilk geçen (Sevinduk adlı) Osmanlı neferi olmuştur. Bu salların yapımında ve Gelibolu’ya geçişte komutan konumunda olan zat daha sonra vefat etmiş ve salların yapıldığı yere gömülmüştür. Türkler’in Rumeli’ye geçmeleri ile Avrupa’daki Birliklere destek sağlamak ve boğaz güvenliğini temin için Osmanlılar Çardak’ta ordu buluındurmaya başlamışlar ve Gazi Yakup Bey’ide Boğaz Komutanı olarak buraya atamışlardır.

Gazi Yakup Bey Alemsultan çevresindeki düz araziye Fatih Sultan Mehmet emriyle Gazi Yakup Bey tarafından 1479’da (Ekrem Hakkı AYVERDİ Fatih Devri Mimarisi III) 1 Kervansaray, 1 Camii, 7 İçme ve kullanma su kuyusu, 1 Hamam, 9 Dersli Medrese, 2 Beyt ev 1481 yılına kadar tamamlayarak Ergenekon’dan buyana yükseklerde yaşamayı özgürlüğün sembolü olarak görmelerinden ve Korsan tehlikelerine karşı önlem alarak tepelerde kurdukları Çamköy, Hasköy ve Kalfadız köylerinde yaşayan halkı alt yapısını kurduğu Çardak’ta iskana zorunlu kılarak Çardak’ı merkezi yerleşim birimi haline getirmiştir. Gazi Yakup Bey’in yaptığı eserlerden Camii, Kervansaray ve kuyular halen ayakta ve hizmet görmektedirler. Çardak’ta vefat eden Gazi Yakup Bey’in kabri Camii avlusunda aile efradının mezarlığı belediye hizmet binası yanında bulunmaktadır.

2852

Leave a comment

You are commenting as guest.

UK Bookamekrs http://gbetting.co.uk Free Bets